İş Kazalarını Önlemenin Yolu: Güvenlik Kültürünü Güçlendirmek
İş kazalarını önlemek için güvenlik kültürünü güçlendirin, farkındalık oluşturun ve iş yerinizde güvenli ortam yaratın.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu ve sektörel riskler ile yasal düzenlemeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.
İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temel Amacı ve Riskli Sektörler
Dr. Temur, iş sağlığı ve güvenliğinin öncelikli hedefinin çalışanların sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamına sahip olmalarını sağlamak olduğuna işaret etti. Sağlık kavramının fiziksel, ruhsal ve sosyal boyutlarını içeren geniş bir çerçevede değerlendirildiğini belirten Dr. Temur, iş sağlığının çalışma ortamında bu kapsamda sağlığı koruyucu önlemleri içerdiğini vurguladı. İş güvenliğinin ise çalışanların güvenliğini temin etmek için alınan tedbirler olarak tanımlandığını ifade etti. Türkiye’de iş kazaları ve meslek hastalıklarının en çok inşaat sektöründe meydana geldiğini, sağlık sektöründe ise ergonomik ve biyolojik risklerin ön planda olduğunu belirtti. Ayrıca hizmet sektöründe yangın güvenliği önlemlerinin hayati önem taşıdığına, taşımacılık alanında ise trafik kazalarının iş sağlığı ve güvenliği açısından kritik bir sorun olduğunu dile getirdi.
Mevzuatın Rolü ve Güvenlik Kültürünün Önemi
2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun sektörde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Dr. Temur, yasa ile işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılması, eğitim verilmesi ve iş güvenliği uzmanlarının istihdam edilmesi gibi zorunlulukların getirildiğini söyledi. Ancak mevzuatın etkin ve kalıcı bir şekilde uygulanabilmesi için güvenlik kültürünün benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Güvenlik kültürünün yalnızca işyerlerine değil, toplumun geneline yayılması gerektiğini ifade eden Dr. Temur, bu kültürün yaşam tarzı haline gelmesinin uzun yıllar alacağını ve erken yaşlardan itibaren eğitimle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. İş sağlığı ve güvenliğinin sadece bir zorunluluk değil, yaşama değer veren bir yaklaşım olması gerektiğini ifade ederek sunumunu tamamladı.
Kaynak: BYZHA