Genç Yaşlarda Başlayan Psikozun Belirtileri ve Tedavisi
Genç yaşlarda başlayan psikozun belirtileri ve etkili tedavi yöntemlerini keşfedin. Ruh sağlığınızı koruyun, erken tanı hayat kurtarır.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu Uluğ Çağrı Beyaz, psikoz bozukluklarının belirtileri, nedenleri, risk faktörleri ve tedavi süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler sundu.
Psikozun Tanımı ve Risk Faktörleri
Psikoz, bireyin gerçeklik algısının bozulmasıyla ortaya çıkan, düşünce, değerlendirme, konuşma ve davranışlarda çeşitli sorunların yaşandığı bir hastalık grubudur. Bu durum hastaların düşüncelerini, duygularını ve dış dünyayı algılama şeklini önemli ölçüde etkiler. Psikoz kapsamına sanrılı bozukluklar, şizofreni, şizoaffektif bozukluklar ile madde kullanımına bağlı psikotik bozukluklar gibi farklı rahatsızlıklar girer. Psikotik bozukluklar içerisinde şizofreni hastaları önemli bir yer tutmasına rağmen, her psikotik bozukluk şizofreni anlamına gelmemektedir.
Uluğ Çağrı Beyaz, psikozun nedenlerine ilişkin tam bir kesinlik bulunmadığını ancak çeşitli hastalıkların ve çevresel etkenlerin tetikleyici olabileceğini ifade etti. Bu faktörler arasında uyuşturucu madde kullanımı, uyku problemleri, genetik yatkınlık, reçeteli ilaçların yan etkileri ve ağır travmalar yer almaktadır. Beyaz ayrıca, beyin yaralanmaları, nörodejeneratif hastalıklar ve enfeksiyonların da psikoz gelişiminde rol oynayabileceğine dikkat çekti.
Başlangıç, Yaygınlık ve Tedavi Yaklaşımları
Psikozun başlangıcında tipik bir model bulunmamaktadır. Bazı vakalar ani ve şiddetli belirtilerle ortaya çıkarken, bazılarında belirtiler yavaş ve sinsi bir şekilde gelişebilir. Genellikle ilk psikoz atağından önce sosyal çekilme, akademik performansta düşüş ve ilgisizlik gibi hafif belirtiler gözlemlenebilir. Bu nedenle erken tanı ve müdahale önemlidir.
Her yaş grubunda ortaya çıkabilmesine rağmen psikoz daha ziyade 12-29 yaş aralığında görülmekte olup, erkek ve kadınlarda görülme oranları benzerdir. Psikotik özellikli depresyonda ise suçluluk, yetersizlik duyguları ile birlikte sanrılar ve halüsinasyonlar görülebilir. Bu durum, işlevsellikte ciddi bozulmalara yol açabilir.
Tedavi süreçlerinde ise erken müdahale, olumsuz sonuçların önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Klinik psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, uygun antipsikotik ilaçların semptomların azaltılmasında etkililiğinin yanı sıra, durumun devamında bilişsel davranışçı terapinin hasta düşünce yapısı ve davranışlarının düzenlenmesinde yardımcı olduğunu açıkladı. Ayrıca, psikoza bağlı kişisel zarar verme riski taşıyan hastaların hastanede takip edilmesi gerekebilir. Uzmanlar tedavi planını hastanın ihtiyacına göre belirlemektedir.
Kaynak: BYZHA