Nilüfer’de Parkinson Hastalığıyla Yaşamın Ele Alınması
Nilüfer’de Parkinson hastalığıyla yaşamı kolaylaştıran çözümler, destek ve bilinçlendirme çalışmaları hakkında bilgi alın.
Nilüfer Belediyesi tarafından Dünya Parkinson Günü vesilesiyle düzenlenen seminerde, uzman hekimler parkinson hastalığının belirtileri, tedavi süreçleri ve hastaların yaşam kalitesini artırmaya yönelik beslenme stratejileri hakkında bilgilendirme yaptı.
Etkinlik ve Uzman Katılımı
Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen “Parkinsonla Yaşamak” başlıklı seminer, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde gerçekleşti. Seminerde, Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel uzman görüşlerini paylaştı. Toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan buluşmaya yoğun ilgi gösterildi. Uzmanlar, ilaç tedavisinin yanı sıra egzersiz, uygun beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının desteklerinin hastalık yönetiminde kritik önem taşıdığını belirtti.
Parkinson Hastalığı ve Erken Tanının Önemi
Seminerde konuşan Prof. Dr. Özbek, dopamin keşfi sonrası parkinsonun artık ölümcül bir hastalık olarak sınıflandırılmadığını, kronik bir süreç şeklinde yönetildiğini söyledi. Hastalığın görülme sıklığında artışın yaşam süresinin uzamasıyla çevresel faktörlerin, özellikle hava-su kirliliği ve tarım ilaçlarının etkisiyle ilişkili olduğuna değindi. Doç. Dr. Yıldız ise parkinsonun sinsice ilerleyen bir hastalık olduğunu, 65 yaş üstü her 100 kişiden bir veya ikisinde görülebileceğini anlatarak temel tanı kriterleri olan hareket yavaşlaması, dinlenme halinde el titremesi ve eklem sertliğinin altını çizdi. Erken tanının tedavi başarısını artırdığını ifade eden Yıldız, uygun yönetimle hastaların bağımsızlık sürelerinin uzayabildiğini belirtti.
Beslenme ve Tedavi Uyumu
Doç. Dr. Pekel ise parkinson hastalarında ilaçların proteinle etkileşimini açıklayarak, maksimum etki için ilaçların aç karna ve yemeklerden en az bir saat önce alınması gerektiğini vurguladı. Kabızlık problemi yaşayan hastalar için günlük 8-10 bardak su tüketimi, lif açısından zengin beslenme ve düzenli yürüyüşün önemine değindi. Yutma güçlüğü olan hastaların mümkün olduğunca dik pozisyonda beslenmesi, gerektiğinde yiyeceklerin püre kıvamına getirilmesinin tavsiye edildiğini bildirdi. Seminer, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Kaynak: BYZHA