10 Nisan 2026, 16:32:44
Dolar 44,6787
Euro 52,3812
Altın 6.835,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 12°C
Az Bulutlu
Sinop
12°C
Az Bulutlu
Cum 10°C
Cts 12°C
Paz 12°C
Pts 12°C

Nisan Ayı Söyleşisi: “Bir Serebral Taşma Olarak Sanat” Programı Gerçekleşti

Nisan Ayı Söyleşisi: “Bir Serebral Taşma Olarak Sanat” programı sanat ve düşünce dünyasında ilgiyle gerçekleşti.

Nisan Ayı Söyleşisi: “Bir Serebral Taşma Olarak Sanat” Programı Gerçekleşti
10 Nisan 2026 14:21

Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat tarafından Zeytinburnu Kültür Sanat’ta düzenlenen altı bölümlük bir söyleşi serisi, sanatın insan bilincinin dışa vurumu olarak değerlendirilmesini temel almaktadır. Program, mimetik bilinç kavramı çerçevesinde sanatın felsefe, bilim, tasarım ve yapay zeka ile olan ilişkisini kapsamlı bir biçimde ele alıyor.

Söyleşi Dizisi ve Temel Konular

Uğur Polat’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu sanatın öğretilebilirliği ve makinelerin düşünme kapasitesi gibi temel sorulara odaklanmaktadır. 8 Nisan Çarşamba akşamı gerçekleşen oturumda ise sanat ile tasarımın kesişim noktaları detaylı şekilde incelenmiştir.

Sanat, Tasarım ve Mimarlık Perspektifleri

Haşlakoğlu, ilkel taş alet teknolojisinin bir tasarım örneği olduğunu belirterek, bu olgunun bilim ve sanat kavramlarından ayrı olarak teknolojiyle bağlantısını vurgulamıştır. Tasarımın üretim bilgi süreci olduğuna dikkat çekerek, kavramların doğru şekilde değerlendirilmesinin önemini ifade etmiştir. Ayrıca mimarlık alanında ise, tasarımın mimarlığın tamamını kapsamadığına yönelik görüşünü açıklamıştır. Heidegger’in yer kavramına dair değerlendirmelerinden hareketle, mimarlığın yerleşme ve yer olma süreci olarak tanımlanmasının daha doğru olduğunu dile getirmiştir.

Kaynak: BYZHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.