Yaşlılık Politikalarında Bakım Odaklı Yaklaşımlardan Vazgeçilmesi Gerekiyor!
Yaşlılık politikalarında bakım odaklı yaklaşımlardan vazgeçilmesi, sürdürülebilir ve etkili çözümler için elzemdir.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sosyal Hizmet Anabilim Dalı’nda tamamlanan yüksek lisans tezi, İstanbul Kadıköy ilçesinde yaşayan 65 yaş ve üzeri kadınların yerinde yaşlanma süreçlerini çok yönlü biçimde değerlendirdi. Tez, yaşlı bireylerin yaşam kalitesine ve sosyal ihtiyaçlarına ilişkin önemli veriler ortaya koydu.
Yerinde Yaşlanma Kavramının Sosyal ve Psikolojik Boyutları
Elif Berber Tiryakioğlu tarafından, Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan’ın danışmanlığında hazırlanan “Yaşlı Kadınların Yerinde Yaşlanma Deneyimleri ve Değişen İhtiyaçları: İstanbul Kadıköy Örneği” başlıklı tez, yaşlılık kavramını salt sağlık ve bakım ekseninden çıkararak, ev, mahalle, aidiyet, güvenlik ve bağımsızlık gibi sosyal boyutları da kapsamlı biçimde araştırdı. Tez danışmanı Doğan, çalışmanın yaşlılığı yaşamın doğal akışı içinde ele alması bakımından önemine değinerek, yerinde yaşlanmanın bağımsızlık ve sosyal bağlantıların sürdürülmesi açısından temel bir unsur olduğunu belirtti.
Yerinde yaşlanmanın yalnızca konut tercihi olmadığını; bireyin sosyal çevresi içinde varlığını koruması, günlük rutinlerini devam ettirmesi ve psikolojik iyilik halini sağlamasıyla doğrudan ilintili olduğunu ifade eden Doğan, tanıdık çevreden kopmanın psikososyal riskleri artırabileceğini vurguladı.
Kadıköy Örneği Üzerinden Yaşlılık Politikalarına Yönelik Öneriler
Kadıköy ilçesinin, Türkiye genelinde yaşlı nüfus oranının üzerinde yaşlı birey barındırması nedeniyle seçildiği ifade edildi. TÜİK verilerine göre, ilçede 65 yaş üstü nüfusun yaklaşık 96 bin olduğu ve toplam nüfus içerisindeki oranının yüzde 21’i aştığı bildirildi. Bu durum, yaşlanma deneyiminin mahalle yaşamı, sosyal ilişkiler ve bakım ihtiyaçları perspektifinden analiz edilmesinin önemini artırdı.
Çalışmada, mevcut yaşlılık politikalarının sadece bakım odaklı yaklaşımının yetersiz olduğu belirtilerek, özellikle yaşlı kadınların sosyal izolasyon ve yalnızlık riskleriyle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Doğan, hizmet şekillerinin çeşitlendirilmesi ve mahalle temelli sosyal destek sistemlerinin geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Ayrıca, kentsel dönüşüm ve değişen aile yapısının yaşlı bireylerin hayat kalitesine etkisine de dikkat çekildi.
Tezin yazarı Tiryakioğlu ise saha çalışmalarında, yaşlı kadınların kendilerini ait hissettikleri evlerinden ve mahallelerinden ayrılmak istemediklerini, yalnızlığın en yaygın sorun olarak öne çıktığını belirtti. Ayrıca, sağlık hizmetlerine erişim ve dijitalleşme süreçlerinde yaşanan zorluklara da temas edildi.
Sonuç olarak, mahalle temelli yerinde yaşlanma destek sistemlerinin oluşturulması, sosyal hizmet ve belediye birimlerinin koordinasyonunun artırılması yönünde öneriler sunuldu. Bu yaklaşımların yaşlı bireylerin bağımsız ve saygın yaşamlarını sürdürebilmeleri için kritik olduğu ifade edildi.
Kaynak: BYZHA