24 Mart 2026, 13:28:28
Dolar 44,3471
Euro 51,4800
Altın 6.284,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 11°C
Az Bulutlu
Sinop
11°C
Az Bulutlu
Pts 12°C
Sal 12°C
Çar 12°C
Per 12°C

Yeni Tek Kullanımlık Plastik Düzenlemesi Sanayide Dönüşümü ve Türkiye İçin Biyoplastik Fırsatları

Yeni tek kullanımlık plastik düzenlemesinin sanayide dönüşümü ve Türkiye için biyoplastik fırsatlarını keşfedin.

Yeni Tek Kullanımlık Plastik Düzenlemesi Sanayide Dönüşümü ve Türkiye İçin Biyoplastik Fırsatları
24 Mart 2026 11:10

Türkiye’nin ilk TÜV sertifikalı, nişasta bazlı biyopolimer üreticisi Sunar NP, mısır nişastasından geliştirdiği biyobozunur plastik ürünlerle çevre dostu çözümleri endüstriye sunmaya devam ediyor. Bu biyoplastikler, özel işlem gerektirmeksizin doğada 180 gün içerisinde tamamen çözünerek toprağa geri dönüyor.

Türkiye’de Biyoplastikler ve Yeni Yönetmelik Yaklaşımı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hazırlamakta olduğu yeni plastik yönetmeliğinde biyobozunur plastiklerin, diğer plastik türlerinden ayrı olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, bu durumu sektöre önemli bir stratejik fırsat olarak nitelendiriyor.

Petrol türevi geleneksel plastiklerin doğada yüzlerce yıl kalabilmesinin aksine, oksobozunur plastikler parçalanırken mikroplastiklere dönüşerek ekosistem üzerinde kalıcı hasarlara yol açıyor. Dünya genelinde okyanuslarda biriken mikroplastik miktarı ve insanların haftalık plastik maruziyeti, söz konusu çevresel sorunun ciddiyetini ortaya koymaktadır.

Öte yandan nişasta bazlı biyopolimerler, uygun koşullarda 90 ila 180 gün içerisinde biyolojik olarak çözünmekte, mikroplastik oluşturmayarak yenilenebilir kaynaklardan üretildikleri için karbon ayak izini azaltmaktadır. Bu nedenle sektör uzmanları, plastik tartışmalarının petrol bazlı plastikler, oksobozunur plastikler ve biyoplastikler arasındaki farklar temelinde ele alınmasının gerektiğini belirtiyor.

Uluslararası Standartlar ve Yerli Üretimin Önemi

Sunar NP Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nuri Çomu, biyobozunur malzemelerin petrol bazlı plastiklerle beraber değerlendirilmelerinin teknik açıdan hatalı olduğunu ifade ederek, planlanan yeni yönetmeliğin çevresel etkilerin azaltılması açısından kritik olduğunu belirtti. Çomu, biyoplastiklerin tek kullanımlık petrol bazlı plastiklere karşı en güçlü ve çevreci alternatifler olduğunun altını çizdi.

Avrupa Birliği, Packaging and Packaging Waste Regulation yönetmeliği ile biyoplastikleri ilk kez kapsamlı ve net bir yasal çerçeveye kavuşturmuştur. Bu yönetmelikte, biyobozunur ve kompostlanabilir malzemeler belirlenen kriterlere göre sınıflandırılarak farklı kullanım alanlarına yönlendirilmekte; özellikle organik atıklarla birlikte toplanabilen ambalajlar, gıda teması olan ürünler ve zor geri dönüştürülen alanlarda biyoplastik çözümler teşvik edilmektedir. EN 13432 standardı ise bu sürecin kritik referans noktası olarak öne çıkmaktadır.

Türkiye’de petrol bazlı plastikler, oksobozunur plastikler ve biyobozunur sertifikalı malzemeler arasında net ayrımlar yapılması gerekmektedir. Uygun sertifikasyonlara sahip biyoplastiklerin ayrı kategori olarak ele alınması ve yerli üretimin teşviki sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşımaktadır.

Sunar NP, 2014 yılında başlattığı Ar-Ge çalışmaları sonucunda Türkiye’de nişasta bazlı biyopolimer üretiminde öncü konuma ulaşmıştır. Mustafa Nuri Çomu, biyoplastiklerin sadece plastik kullanımına alternatif olmadığını, aynı zamanda geleceğe dönük doğru malzeme çözümleri sunduğunu ifade etmektedir. Yerel üretim ve ekonomik sürdürülebilirliğin desteklenmesiyle biyoplastiklerin çevresel koruma ve sanayide katma değer yaratma potansiyelinin artacağına dikkat çekmektedir.

Çomu, biyoplastiklerin Türkiye’nin petrokimya ithalatına olan bağımlılığını azaltarak ülkelerin uluslararası rekabet gücünü yükseltecek stratejik bir fırsat alanı olduğuna vurgu yapmaktadır.

Kaynak: BYZHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.