Gençlik, Ergenlik ve Dijital Zorbalıkta Madde Kullanımının Etkileri
Gençlik ve ergenlik döneminde madde kullanımının dijital zorbalık üzerindeki etkilerini detaylı şekilde inceleyin.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda giderek artış gösteren şiddet olayları üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Tarhan, hem ergenlik dönemi beyin gelişimi hem de aile-okul ilişkilerinin şiddet davranışları üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Ergenlik Döneminde Beyin Gelişimi ve Adalet Algısının Önemi
Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin nöropsikolojik açıdan önemli bir risk taşıdığını ifade ederek, prefrontal korteks olarak bilinen ve dürtü kontrolü ile karar verme süreçlerini yöneten beynin bölümünün bu dönemde tam olarak gelişmediğini belirtti. Bu durum, ergenlerin davranışlarında sıra dışı ve irrasyonel eğilimlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Ancak nöropsikolojik risklerin şiddet davranışlarını tek başına belirlemediğine dikkat çeken Tarhan, tutarlı ve sıcak ebeveynlik ile açık iletişim ortamının şiddeti azaltmada kritik olduğunu ifade etti. Çocuğun hem evde hem okulda adalet algısının zedelenmesi durumunda ise şiddet eğiliminin arttığını belirtti.
Tarhan, özgürlük ve özerklik ihtiyacı karşılanmayan, baskı altında tutulan çocukların kendi ahlaki normlarını oluşturmaya başlayarak şiddeti meşrulaştırabileceğini vurguladı. Ergenin, adaletsizlik algısının etkisiyle mantıksal ve duygusal muhakemesinin zayıfladığı, madde kullanımıyla bu riskin önemli ölçüde yükseldiği ifade edildi. Alkol ve maddelerin, beynin ön bölgesini baskılayarak kontrol mekanizmalarını devre dışı bıraktığına dikkat çekildi.
Okul İklimi, Dijital Çözümler ve Toplumsal Etkenler
Prof. Dr. Tarhan, okul ikliminin adalet algısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ve şeffaf sistemlerin aidiyet duygusunu güçlendirdiğini belirtti. Bu bağlamda, adil yönetim ve herkes için eşit uygulamaların zorbalık eğilimlerini azaltmada etkililik sağladığını ifade etti. ABD’de yaygınlaşan travmaya duyarlı okul modelinin sosyal ve duygusal öğrenme programlarıyla öğrencilere psikolojik sağlamlık kazandırmayı hedeflediğini açıkladı.
Dijital çözüm merkezlerinin oluşturulması gerektiğini dile getiren Tarhan, bu sistemlerin öğrencilere yaşadıkları sorunları hızlı ve gizli bir şekilde iletebilme imkanı sunarak şiddet riskini azaltacağını belirtti. Toplumdaki kutuplaşma ve öfke dilinin gençlerin davranış repertuarını etkilediği, bu etkilere “çember etkisi” adını verdiği ifade edildi. Liderlerin kullandığı öfke dili ve sosyal medyanın şiddeti sıradanlaştırmasının gençler üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yapıldı.
Madde kullanımının beyin yapısı üzerindeki zararlı etkilerine, bağımlılığın ödül sistemiyle ilişkisine ve sosyal-duygusal becerilerin geliştirilmesinin gerekliliğine değinildi. Ayrıca, üç farklı ebeveynlik tarzının öfke ve şiddet davranışlarını tetikleyebileceği konusunda uyarılar yapıldı.
Son olarak, şiddetle mücadelede aile, okul ve toplumsal normların birlikte korunmasının önemine dikkat çeken Tarhan, psikolojik sağlamlık eğitimi ve empati becerilerinin müfredata dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, bu yaklaşımların kalıcı bir çözüm için tedavi ve rehabilitasyon süreçleri ile birlikte uygulanmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Kaynak: BYZHA