5 Mart 2026, 16:31:46
Dolar 43,9975
Euro 51,2303
Altın 7.309,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 9°C
Hafif Yağmurlu
Sinop
9°C
Hafif Yağmurlu
Per 12°C
Cum 10°C
Cts 7°C
Paz 7°C

İzmir’in Su Güvenliği İçin Yenilikçi ‘Dijital Yeraltı Suyu’ Projesi

İzmir’in su güvenliği için yenilikçi Dijital Yeraltı Suyu Projesi ile su kaynakları dijital olarak izleniyor ve korunuyor.

İzmir’in Su Güvenliği İçin Yenilikçi ‘Dijital Yeraltı Suyu’ Projesi
5 Mart 2026 14:02

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği için Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” panelinde, kentsel su kaynaklarının yönetimine ilişkin önemli konular bilim insanları ve uzmanlar tarafından ele alındı. Etkinlikte özellikle iklim değişikliği, kuraklık ve yeraltı su kaynaklarının korunmasına yönelik sürdürülebilir stratejiler tartışıldı.

İzmir’in Su Kaynakları Durumu ve Tuzlanma Tehdidi

Panele açılış konuşmasıyla başlayan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, iklim değişikliğinin bölgedeki su kaynaklarına etkilerini detaylı şekilde aktardı. Ekim, kasım ve aralık aylarında beklenen yağışların gerçekleşmediğini belirten Erdoğan, bu durumun 1998’den bu yana kayıtlara geçmiş en düşük yağış seviyesi olduğunu ifade etti. Yaşanan zorluklara rağmen alınan önlemlerle İzmir’in su arzının sağlandığını belirten Erdoğan, ocak ayı itibarıyla yağışların başlamasıyla baraj doluluk oranlarının iyileştiğini kaydetti.

Erdoğan ayrıca İzmir’in içme suyunun yaklaşık %60’ının kuyulardan temin edilmesinin, Türkiye’nin diğer büyük kentlerinden farklılık gösterdiğinin altını çizdi. Şehirde 1600 civarında kuyu bulunduğunu ve kıyı bölgelerinde artan tuzlanma riskine karşı 318 kuyuda izleme yapıldığını belirtti. Deniz suyu arıtma maliyetlerinin tuzlu yeraltı suyu arıtmasından yaklaşık üç kat yüksek olmasının, tuzlanma izleme ve pilot arıtma tesislerinin önemini artırdığına dikkat çekti.

İYTE Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Gündüz, aşırı yeraltı suyu çekiminin azaltılması gerektiğini vurgulayarak, tuzlanmış suların ters ozmoz gibi teknolojilerle arıtılabileceğini, ancak bu süreçte enerji ve atık yönetim planlarının kritik olduğunu dile getirdi. Buna ek olarak, kaynak çeşitlendirme açısından tuzlanmış yeraltı suyu ve deniz suyunun kullanımı konusunda değerlendirme yapılmasının önemli olduğunu belirtti.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. M. Tolga Esetlili, panelde tarımsal sulamadaki tuzlanmanın etkilerine ilişkin sunum gerçekleştirdi. İklim değişikliği nedeniyle çiftçilerin verimlerini artırmak için gübre kullanımının arttığını, ancak buna bağlı olarak yeraltı sularının kirlenme riskinin yükseldiğini aktardı. Esetlili, salma sulama yöntemlerinin terk edilerek basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi ve sulama altyapısının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca kimyasal iyileştirmeler, malçlama ve organik madde yönetimi gibi uygulamaların da sürecin bir parçası olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kentsel Drenaj ve Su Yönetiminde Dijital Yaklaşımlar

Panelin ikinci oturumunda Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Fıstıkoğlu, İzmir’de kentsel drenaj alanındaki mevcut durumu analiz ederek yağmur suyu yönetimi ve altyapı planlamasındaki zorlukları aktardı. İklim değişikliği nedeniyle yağış yoğunluğu ve sıklığının arttığını belirten Fıstıkoğlu, mevcut altyapının çok yıllık yağış tasarımlarına göre yetersiz kaldığını söyledi. Ayrıca doğal dere yataklarının kentleşmeyle iç içe geçmesinin altyapı üzerinde ilave zorluklar yarattığını açıkladı.

Hidrojeoloji uzmanı Prof. Dr. Celalettin Şimşek ise büyükşehirlerde su yönetiminin önemine dikkat çekerek, iklim değişikliğinin ve nüfus artışının su kaynakları üzerindeki baskısını değerlendirdi. Yaklaşan 2050 nüfus projeksiyonları ışığında suyun kişi başı kullanımının azalacağı öngörüsünde bulunan Şimşek, altyapının yetersizliğinin mevcut su krizlerini derinleştirdiğini belirtti. Önümüzdeki dönemde yeni yerleşim alanlarında su yönetiminin planlamaya entegre edilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.

Panelde sunulan verilere göre İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU’nun kuraklık döneminde uyguladığı önlemler sayesinde 8 aylık süreçte 14,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandı. Ayrıca kayıp-kaçak oranlarında da iyileşme gözlemlendi; kent merkezinde yüzde 27,17 olan kayıp-kaçak oranı 2025 yılında %24,80’e indirildi ve bu sayede sisteme yaklaşık 5,6 milyon metreküp su kazandırıldı.

Kaynak: BYZHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.