SON DAKİKA

Sedat Demircan

Sinoplu Ünlüler

Havva Ana; ‘Devlet Kim? Ben Halkım!!’

Erdoğan Erkaymaz

Bu haber 14 Temmuz 2015 - 19:14 'de eklendi.

Karadeniz Bölgemiz, son yıllarda gözde bir turizm merkezi durumundadır. Ne yazıkki insanlarımızın denizle bağlantısını kesen sahil yolu, Taş ocakları, çarpık yapılaşma, her vadiye yapılan HES’ler yetmiyormuş gibi şimdide yeşil yol denen projeyle yaylalarımızı yok etmeye çalışmaktadır. Karadeniz Bölgesi’nde yolu açılan yaylaların büyük bir kısmının betona teslim olduğu görmemek mümkünmüdür. Bunun sonucunda otantik yayla dokusunun daha da bozulması anlamına gelmektir. 

 

Biz buranın havasıyla suyuyla yoğrulduk. Ben 11 yaşında katırcılık ettim buralarda, at ile yük taşıdım. Sen kimsin ya? Sen benim sayemde o koltuğa kurulmuşsun. Sen bu insanlara nasıl çapulcu edersin? Bütün bunların sorumlusu, yolumuzu kesen validir. O nasıl bir ananın babanın çocuğudur, Hiç mi toprağa ayak basmadı, hiç mi ormanda yürümedi? Ben onun yanına gideceğim. Onlara soracağım, Bize nasıl çapulcu diyebildin’ diye. Gelip bir kere sordunmu, siz nasıl yaşarsınız, neyle doyarsınız diye’. Sözün sahibi Rabiye Teyze ülke gündemimize oturdu.

 

Ülkemizin güzel bölgesi ‘Karadeniz’in’ bir çok ilini, yaylalarını kapsayan ‘YEŞİL YOL PROJE’sine karşı boşlayan direniş ülkemize hatta ilimiz CHP Milletvekili Barış KARADENİZ’inde içinde bulunduğu T.B.M.M. ne kadar yayıldı. Bu direnişin en önemli sabebide Havva Ana olarak bilinen Rabiye ÖZCAN’dır. En önemli tesbiti de; ‘YEŞİL YOL’la yaylacılık kültürüne darbe vurmaktır.’ Demekte… ekliyor’ Bizim derelerimizi sattı, denizlerimiz satıldı, şimdi dağlarımızı satmasın. Biz çapulcu değiliz. Devlet biziz, hakim de biziz, hükümetde biziz’ diye ekliyor.

 

Bu direniş nasıl başlamıştı; Karadeniz Bölgesinde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki ‘Yeşil Yol Projesi’ için Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi Yukarı Kavrum Yaylasına tepkiler nedeniyle sokulmayan iş makineleri, vadinin arka tarafındaki samistal Yaylası’na komanda birlikleri eşliğinde getirilecek yol çalışması başlatıldı. Dozerin geçeceği güzergahın önüne sopasıyla oturan ‘Havva Ana’ direnişi başlamıştı.

 

‘Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak’ Kızılderili reisin dediği gibi, paranın yenecek bir metro olmadığını ancak idrak etme zavallılığında olanlar, akarken doldur ilkel anlayışıyla bir gün kendilerine sömürülecek dağa, tarih, kültür kalmamış, sıfırlanmış… Bu vahşi katliamı yapanlara sessiz kalma zamanı gelmişte geçmiştir. Karadenizin o eşsiz yaylaları vahşilerden kurtarılmalıdır. Rant barbarlarına bu ülkeyi terk ettirilmelidir.
 

Neden ülkemizde güzel olan ne varsa yok ediyorlar. Bölüyorlar, satıyorlar, cahil bırakıyorlar… Yaylaları hiç bilmeyen ve çıkmayan, ufuktaki güneşi seyretmeyen, oradaki sığırların çan sesini bilmeyen ve duymayan insanımız bana ne yaylalardan demesin. Giderek oradaki katliama dur demek lazım. Doymadılar… ne anamız kaldı, nede … Bu ülke böyle bir aç gözlülük görmedi. Bu proje doğa düşmanıdır. İyi bilinmelidir ki; ‘Karadeniz insanları demiridişlemeyeceklerini parayı yiyemeyeceklerini Kızılderililer kadar iyi bilir.

 

Erdoğan Erkaymaz
Erdoğan Erkaymaz [email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.