Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 9°C
Az Bulutlu

    Büyük Türk Milleti

    08.01.2014
    A+
    A-

    Ersan Kıvanç

        Bilen bilir Ayancık İnönü Ortaokulu’nda Sosyal Bilgiler öğretmeniyim. 8.sınıfların İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine de giriyorum. Geçen hafta Tekalif-i Milliye emirlerini anlatıyordum. Bu emirler Başkomutan M.Kemal tarafından Türk ordusunun ihtiyaçlarını karşılamak için çıkarılmış olan emirlerdir. Emirlerden birinde aynen şöyle deniyor: “Her aile bir kat çamaşır, bir çift çorap ve bir çift çarık verecek’’. Bu cümle üzerinden Yüce Türk milletinin cefakarlığı, vatanseverliği, fakirliğe rağmen adanmışlığı ve onuru üzerinde durmak istiyorum.
        1911 yılından beri on yıldan fazla bir zaman savaşların içerisinde olan büyük Türk milleti yorulmuş, yoksul düşmüştür. Hastalanmış, verem denen illete tutulmuş,üstüne bir de fakir kalmıştır. Yine de bu millet; gözünü kan bürümüş, yamyam gibi saldıran işgal güçlerine boynunu eğmemiş, kanının son damlasına kadar vatanı müdafaa etmeye devam etmiş ve istiklal Harbi’ni kazanmıştır. Başkomutan M.Kemal’in istediği çamaşır, çarık ve çoraplar aslında durumun içler acısı halini çok iyi özetliyor. Türk askerinin bunlara bile ihtiyacı olduğunu görüyoruz o zamanlar. Bu çok acı bir durumdur.. Ayağında çorabı olmayan, bir çift ayakkabısı olmayanların verdiği mücadele takdire şayandır..
        Biz her zaman diyoruz ki “bu topraklar kutsaldır, kanla sulanmıştır bu topraklar’’ işte bunu söylemekteki gayemiz aslında yoksul olan bu milletin verdiği onurlu mücadeledir. Aç olan, hasta olan bir milletin vatanı kendinden üstün görüp varlığını vatanına armağan edişidir bu toprakları kutsallaştıran.
        Şimdi adamın biri çıkmış ne diyor “Yav kardeşim varlığım Türk varlığına armağan olsun demek ne demek, bir kişinin varlığı niye başkasına armağan olsun ki, bu ülkede sadece Türkler mi yaşıyor ki bu varlık sadece Türklere armağan ediliyor’’diyor. Şimdi bu vatandaşa şunları sormak lazım: “’Peki kardeşim sen bugün bu topraklarda arınla namusunla huzur içinde yaşıyorsan sen bunu kime borçlusun, bu topraklar sana gökten mi indi, nasıl rahatça yaşayabiliyorsun? Bütün bu soruların cevabı bu bir çamaşıra, bir çarığa, çoraba ihtiyacı olan asil kanların kendi varlıklarını kendinden sonra gelecek olan nesillere armağan etmesinden değildir de nedir. Sen bunların hürmetine yaşamıyor musun da böyle inkarcı konuşabiliyorsun?
        Bu ülkede sadece Türkler yaşamıyormuş ve kimsenin canı kimseye armağan olmamalıymış, kürt de varmış, zaza da, laz da çerkez de. Tamam biz bunlara yok mu dedik. Şunu unutmamak lazım ki; Türk kelimesi bir ırkın adı olsa da bu topraklar üzerinde geçmişi ve kökeni ne olursa olsun yaşayan bütün vatandaşların ortak adıdır.. Bölücülük yapıp ayrıştırmaya kalkan sizlersiniz. Türk kelimesinden gocunan ve rahatsız olan da sizlersiniz. Beğenmiyorsanız defolup gidersiniz..Sizin gibi hainlere kucak açacak Ermeni Yahudi dölü çok. Biz bu memleketi kolay kazanmadık ve kolay kolay da yedirmeyiz.. (yedirmeyiz lafı da bu aralar çok popüler) Bundan doksan küsür yıl önce Türk halkı sıcacık yuvasından, çoluğundan çocugundan kopsun gelsin canını vatana armağan etsin de maalesef sonrasında  bu memleket senin gibi hainleri yetiştirsin.. YAZIKLAR OLSUN,YAZIKLAR OLSUN,YAZIKLAR OLSUN….

    YORUMLAR

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.